“Ahi Evran Üniversitemizde projelerimiz ve hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz”

“Ahi Evran Üniversitemizde projelerimiz ve hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz”

24.03.2015

Rektör adayı Prof. Dr. Vatan Karakaya:
“Ahi Evran Üniversitemizde projelerimiz ve hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz”

Ahi Evran Üniversitesi Rektör adayı Prof. Dr. Vatan Karakaya, rektör seçilmesi halinde üniversiteyi Kırşehir’de lokomotif bir görev yapan kurum haline getireceklerini açıkladı.

Ahi Evran Üniversitesi 2015-2019 seçimlerinde adaylığını açıklayan Prof. Dr. Vatan Karakaya, gazetemize yaptığı açıklamada, katılımcı bir usulle hem Ahi Evran Üniversitesi’nin, hem de şehrimizin geleceği için yeni projeler üreteceklerini belirterek “Huzur, işbirliği ve üretkenlik, üniversitemiz için üç olmazsa olmazımızdır. Bu doğrultuda bizim Kırşehir’e, Ahi Evran Üniversitesine dair projelerimiz ve hayallerimiz bulunmaktadır. Kırşehir, merkezî sınavlarda öne çıkan bir kentimizdir. Biz, üniversitemizin çekirdeğini oluşturan Eğitim Fakültemizle şehrin eğitimde geldiği bu noktayı daha da ileri taşıyıp sınavlarda elde edilen bu başarıyı, temelini Ahilik felsefesinden alan değerlerimizle taçlandıracağız. Bu değerlerin eğitim kurumlarına ve toplumun geneline yayılması için hem Eğitim Fakültemizden hem de açmayı planladığımız İlahiyat Fakültemizden yararlanacağız. Eğitim Fakültemiz ve İlahiyat Fakültemiz devletimizin belirlediği Yeni Türkiye projesini yapılandıracak ve bu projenin içini dolduracak kurumlar olacaktır. Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun belirttiği gibi Kırşehir, “tohum bir kent” olarak tarihte Anadolu’nun Türkleşmesinde ve Müslümanlaşmasında nasıl görevini yerine getirdiyse şimdi de ülkemizin refah toplumu olmasında görevini yerine getirecektir. Diğer taraftan, üniversitemizin sağlıklı ve gerçekçi bir şekilde büyüyebilmesi için hem akademik ve idari personel hem de öğrenci kapasitesinin artırılmasına hız verilecek; bu süreçte kaliteden taviz verilmeyecek; şehrimizin ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu meslek alanları dikkate alınarak yeni fakülte, yüksekokul ve bölümler açılacaktır” dedi.
Ahi Evran Üniversitesi’nde öğretim üyelerinin teveccühleri doğrultusunda öncelikli olarak çalışma barışını tesis edip akademisyenlerin bilim üretebilecekleri ortamları onlara sağlayacaklarını belirten Rektör adayı Vatan Karakaya “Bir rektör adayı olarak üzerimize düşen görev, öğretim elemanlarının huzurlu ortamlarda çalışmalarını tesis etmektir. Kırşehir, Selçuklu mirası üzerinde yaşayan bir kenttir. Kırşehir, topraklarından döneminin Gök Bilimleri Üniversitesi’ni; Ahi Evran, Âşık Paşa, Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi pek çok ereni çıkarabilmiştir. Yüzlerce yıl evvelinden böylesine bir zenginliğe sahip olan Kırşehir’i Türkiye’nin lokomotifi hâline getireceğiz. Kırşehir’in lider olabilmesi için de Ahi Evran Üniversitesi, çevresi, paydaşları, sivil toplum örgütleri, kent bürokrasisi ve Ankara bürokrasisi ile barışık olmak durumundadır. Kuvvet, birlikten doğar.”
“EĞİTİMDE SİSTEMSEL AÇMAZLARIMIZ VAR”
Rektör adayı Vatan Karakaya, toplumdaki tekamülün beklenen düzeyde olabilmesinde hiç şüphesiz üniversitelerin katkısının azımsanmayacak kadar önemli olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilginin uygulamaya dönüşmesi sosyal ve teknolojik alanlarda kalkınmanın ön şartıdır. Bu nedenle Üniversitelerimizin uygulamaya dönük bilim üretmesi toplum için elzemdir. Bilgi/Bilim üretebilecek bir kurumun bazı özelliklere haiz olması gerekir. İnsan kalitesi, araştırma olanakları ve güçlü alt yapının yanında Üniversal anlayış bu özelliklerin başlıcalarıdır. Diğer özellikler var olsa bile eğer üniversal anlayış yoksa veya yeterli değilse Üniversitelerimiz Toplumsal bazda öngörülen amacı ve hedefleri elbette yerine getiremeyecektir. Üniversal anlayışın temelinde Bilim insanlarının düşünsel ve davranışsal boyutta özgün, özgür ve esnek olabilmeleri gerekmektedir. Yakın tarihimizde 1980 ihtilali ve 28 Şubat müdahalesi toplumsal bazda bir yönlendirilmişliğin, içe kapanılmışlığın ve değerler temelinde öz’e yabancılaşmanın ana kaynağıdır. Bu antidemokratik yönlendirmelerde en fazla etkilenen kurum Üniversiteler olmuştur. Böylece liyakat ekseninden ziyade bir yerlere taraf olma, birilerinin sözcülüğünü yapma, Büyük Toplum Mühendisliği Projelerinde görev alma, ve birilerine menfaat sağlama bağlamlarında kadrolaşma hareketleri söz konusu olmuştur. Yıllardan beri Üniversitelerimizde ki birçok sorunun temelinde bu kadrolaşma hareketlerinin menfi sonuçları yatmaktadır. Gelişen dünyaya ayak uyduramayan yönetici karakterlerinin inhisarında ki bazı Üniversitelerimizde neredeyse “Ali Babanın Çiftliğine” dönüşmekten kendini alamamıştır.
Birçok üniversitelerde atanma kriterlerinin rekabet oluşturacak şekilde belirlenmemesi, uluslar arası kabul görmüş müfredatların takip edilememesi, alanında donanımlı elamanların sisteme kazandırılamaması, ihtiyaca göre atamaların yapılamaması, AR-GE birimlerinin kurulamaması, sektörün ihtiyaçlarına göre kalifiye elaman yetiştirilememesi, istihdamın yetersiz olduğu alanlarda kontenjanların artırılıp taban puanların düşmesi ile farkındalık oluşturabilecek öğrencilerin o alanda tercih yapmaması Yüksek Öğretimde mevcut sorunlara ek yeni sorunların oluşmasına neden olmaktadır.Ülkemizdeki eğitim sorunu sadece Yüksek Öğretim kaynaklı elbette değildir. İlköğretimden Lise düzeyine kadar gözlenen sorunlar yeterince araştırılıp çözülemediği için bunların yansıması Yüksek Öğretimde daha şiddetli ortaya çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerin iyice araştırılıp günün ihtiyaçlarına göre revize edilen Eğitim Sistemleri bizde ne yazık ki günü birlik uygulamalara dönüşmekten kendini alamamıştır. Her iki yılda bir Milli Eğitim Bakanın değiştiği ülkemizde geleceğe yön verecek adımların atılmasında gecikmeler yaşandığı gibi tasarla-uygula-bekle ve gör uygulamaları da gereğinden fazla vakit kayıp ettirmiştir.Siyasi endişelerin ve hesapların yön verdiği sistemde kalite sadece beklenti safhasında, Uluslararası rekabet ise teoride kalmaktan kendini alamayacaktır.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .