5 Nisan 1994 ve Petlas’ın kaderi

5 Nisan 1994 ve Petlas’ın kaderi

07.04.2015

5 Nisan 1994 kararları Kırşehir için kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Yıllardır söylerim Kırşehir siyasetten ve siyasetçiden çok acı çekmiş ve ihanete uğramıştır. İktidar partisine oy vermediği için ilçe yapılan, hiçbir devlet yatırımın yapılmadığı Kırşehir kendi vatanında garip, kendi yurdunda parya olmuştur. İşin garibi Kırşehir kendi seçtiği milletvekillerinden de çok çekmiştir. Demokrasinin beşiği olan, […]

5 Nisan 1994 kararları Kırşehir için kara bir leke olarak tarihe geçmiştir.

Yıllardır söylerim Kırşehir siyasetten ve siyasetçiden çok acı çekmiş ve ihanete uğramıştır.
İktidar partisine oy vermediği için ilçe yapılan, hiçbir devlet yatırımın yapılmadığı Kırşehir kendi vatanında garip, kendi yurdunda parya olmuştur.
İşin garibi Kırşehir kendi seçtiği milletvekillerinden de çok çekmiştir.
Demokrasinin beşiği olan, demokrasi gazisi Kırşehir iktidarlar tarafından daima göz ardı edilmiştir.
1977 yılında hasbel kader zoraki kurulan Petlas Lastik Fabrikası temeli atıldığı günden itibaren özel sektör ve özel sektörün uşağı olmuş devlet bürokrasisinde görev alan satılmışların engellemeleriyle on dört yıl gecikmeyle üretime başlamış, işçileri yeni kadro almış, piyasaya yeni açılmış, reklamı yeni yapılmaya başlamış, ayağı biraz yer tutunca bağlı bulunduğu eski adıyla Kamu Ortaklığı İdaresi yeni adıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından sürekli üretimin azaltılması, hammaddenin alınmaması yönünde yazılarla önü kesilmiştir.
Emir demiri keser anlayışının geçerli olduğu devlet yönetiminde üretim düşük tutulunca hammadde alınmayınca, tanıtım ve reklam yaptırılmayınca piyasanın talepleri karşılanamamış, giderin gelirden fazla olması hedefine ulaşılarak zarar ediyor gürültüsü başlamıştır.
Petlas Lastik Fabrikası 1974 Kıbrıs savaşında uygulanan ambargo neticesinde uçaklarına lastik bulamadığı için Türk Hava Kuvvetleri uçaklarına lastik üretmek ve Kırşehir’in ekonomik ve sosyal yapısına katkıda bulunmak, işsizliğine çözüm bulmak için beraberinde kara taşıt lastiği üretmek için kurulmuş, her şey yolunda giden, üreten, kar eden, istihdama katkıda bulunan, ekonomik yönden Kırşehir’e katkıda bulunan stratejik bir fabrikaydı.
Ancak 5 Nisan 1994 tarihinde DYP-SHP koalisyonu ile kurulan hükümetin Türk Milletini, Anadolu İnsanını, Türkiye Coğrafyasını tanımayan, Erzurum’a sınır ilimiz, zabıtaya merhaba asker diyen, Türk örf adet ve geleneğinden uzak olan, ömrünün büyük bölümünü Amerika’da geçiren, mal varlığını ve yatırımları Amerika’ya yapan, Kırşehir’i bilmeyen, Petlas’ın nerede ve ne ürettiğini bilmeyen bilgisiz bir başbakanıyla, başbakanı yanlış yönlendiren özel sektörün uşağı olmuş satılık bürokratların istekleri doğrultusunda 05 Nisan 1994 tarihinde Petlas’ın kapatılması kararı alınmıştır.
Ne gariptir ki Petlas’ın kapatılması kararının alınmasında SHP’den milletvekili olan üç milletvekilinden ikisinin davranış ve tutumları da çok garip bir hal almış, Petlas’ın kapatılmasına destek vermişlerdir.
Ayrıca Petlas’ın kapatması kararının alındığı günden itibaren Petlas işçisinin yanında olduğunu belirten muhalefet partisinin sonradan Kırşehir Milletvekili olan üst düzey bir yetkilisinin “Karşıdaki caminin minaresi şahit olsun ki benim ölümü çıkarmadan Petlas’ı kapatamazlar. Biz iktidara geldiğimizde bırakın Petlas’ı kapatmayı özelleştirme kapsamından çıkaracağız yapacağımız iyileştirme ve yatırımlarla çalışan sayısını arttıracağız” diyerek şov yapması akabinde milletvekili seçildikten ve iktidara geldikten sonraki ilk icraatları olarak Petlas’ın özelleştirilmesine vesile olması hem de lastik sektörüyle alakası olmayan yurt dışında çalışan inançlı insanların manevi duygularıyla oynayarak topladığı paralarla kurulan Kombassan’a verilmesi, ardından da “elhamdülüllah diğer partilerin sekiz senede satamadıklarını sekiz dakikada sattım” diyerek iki yüzlü hareket etmesi çok acı ve ibretlik bir olaydı.
İşte Kırşehir’in kendi seçtiği siyasetçilerden çektiğinin örneğidir.
Bu karardan sonra Petlas işçisi ayağa kalktı. Kırşehir’de miting üzerine miting yaptı. Kundaktaki bebeğinden, yaşlı ninesine kadar Ankara’ya yürüdü. Ankara Kırşehir karayolunu Kırıkkale’de ulaşıma kapattı. Türk askeri ve polisiyle karşı karşıya geldi. Polis ve asker zırhlı araçlarla, tanklarla, panzerlerle ekmek mücadelesi yapan vatansever Petlas işçisinin karşısına çıktı. Vatan hainlerine, millet düşmanlarına gösterdiği iyi niyetini Petlas işçisine göstermeyerek copladı.
Kapatma kararında Kırşehir halkı büyük bir vefasızlık örneği göstererek Petlas işçisinin yanında olmadı. Vefasızlık gösterdi. “Benim çocuğum çalışmıyorsa kapansın dedi.”
Petlas çalışanının aldığı maaşı harcadığı esnafın dahi destek vermemesi ağlanacak halimizi göstermiştir.
Bugün Kombassan tarafından AKÖ firmasına devredilen Petlas çalışıyor, üretiyor, satıyor ve üç bine yakın çalışanı ile faaliyetine sürdürerek Kırşehir ekonomisine katkıda bulunuyorsa, işçinin maaşı Kırşehir’de harcanıyorsa, 5 Nisan 1994 yılında kapatma kararına direnerek fabrikayı kapattırmayan Petlas işçisine ve Petrol-İş Sendikası’na borçludur. O gün o mücadele, o direnme olmasaydı, bu gün Petlas diye bir fabrika olmayacak, Kırşehir göç vererek tamamen boşalarak kasaba haline gelecekti.
Bu nedenle Kırşehir’in 5 Nisan 1994 yılında Petlas’ı kapattırmayan Petlas işçisine ve Petrol İş Sendikası’na vefa borcu, minnet borcu vardır.
Birileri inkar edebilir, ama tarih inkar etmez.
Hani derler ya; “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir. Kimseler bilmezse Allah bilir.”



YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

ADEM PİRİ

Kardeşim, kalemine yüreğine sağlık, güzel dile getirmişsin. O günleri ancak, O günleri yaşayanlar bilebilir.

08.04.2015, 14:13
zeki çatar

işte o kutlu mücadele sonucu halen varlığını sürdüren petlas kırşehirin vergi gelirlerinin yarısını karşılıyor ..kalemine sağlık osman ilhan o günden bu güne kırşehirin meseleleri için mücadele verenlere selam plsun ..

12.04.2015, 10:54

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .