2020 yılının zor geçeceği anlaşılıyor

2020 yılının zor geçeceği anlaşılıyor

16.01.2020

2020 yılının henüz birinci ayındayız, ancak bu yılın çok daha zor geçeceği şimdiden anlaşılmaktadır. Zira ülke genelinde olduğu gibi Kırşehir’de de ticaret durma noktasına gelmiş durumda. Dar gelirlinin alış veriş yaptığı sebze pazarında küçük esnaf; temel gıda olmasına rağmen tezgâhına koyduğu az miktardaki meyve ve sebzesinin satılmadığından yakınmakta, tüketicinin yarım kilo veya bir kilo meyve […]

2020 yılının henüz birinci ayındayız, ancak bu yılın çok daha zor geçeceği şimdiden anlaşılmaktadır. Zira ülke genelinde olduğu gibi Kırşehir’de de ticaret durma noktasına gelmiş durumda.
Dar gelirlinin alış veriş yaptığı sebze pazarında küçük esnaf; temel gıda olmasına rağmen tezgâhına koyduğu az miktardaki meyve ve sebzesinin satılmadığından yakınmakta, tüketicinin yarım kilo veya bir kilo meyve ancak alabildiğini, bunu alırken de zorlandığını dile getirmektedirler. Yani pazarcı esnafı zorda, bir de kış şartları eklenince bırakınız aklıselim düşünmeyi kara-kara düşünecek zamanı bile maalesef bulamıyorlar.
Sadece pazarcı esnafı mı zorda?
Tabi ki hayır, konfeksiyoncusu, kunduracısı, zücaciyecisi, bakkalı, marketçisi, manavı, kasabı artık çarkların dönmediğinden yakınmaktadırlar. Asıl ekonominin kalbinin attığı yeraltı çarşı esnafı bile zor durumda. Zira burada da ticaret artık durma noktasına gelmiş vaziyet de. Ekonomik kriz iyiden iyiye kendini hissettirmekte ve cepleri yakmaya devam etmektedir.
Vatandaş sıkıntılarını anlatabileceği ve çare arayacağı yer bulamıyor. Mecliste millet adına görev yapan vekiller ise artık yetkisiz. Atanmış bakanlara ne millet ne de vekiller ulaşıp halkın sorunlarını anlatamıyorlar. Çünkü artık başkanlık sistemi var. Hani başkanlık sistemi ile kararlar daha doğru ve hızlı alınacağı, yaşamın daha da kolaylaşacağı, memleketin adeta uçuşa geçeceği söylenilmişti ya öyle olmadı.
Başkanlık sistemi zam getirdi, fakirleşme getirdi, yokluk ve yoksulluk getirdi. Yerel seçimlerden sonra zam furyası başlamıştı, halende hızını kesmiyor. Elektriğe, motorine, çaya, şekere, una, ekmeğe, zeytine, peynire, sigaraya, alkollü içkilere yüklü zamlar geldi, doğalgaz zammı ise kombileri değil artık ailelerin mutfağını yakmaya başladı.
Ülkemizin dört bir köşesinde olduğu gibi, Kırşehir’de de yaşamını zor şartlarda sürdüren ve gelir düzeyi çok yüksek olmayan insanlar sofralarını süsleyen gıda maddeleri fiyatlarının yüksekliğinden yakınmaktadırlar. Öyle ya insan yaşamının olmazsa olmazı olan gıda maddeleri gelir seviyesi ile elbette ki dengeli olması gerekmektedir. Zira gelirin düşük, tüketim ürünleri fiyatlarının yüksek olması alım gücünü düşürmekte ve bu da sağlıklı insan yaşamını doğrudan olumsuz yönde etkilemektedir.
2020 yılının henüz ilk ayında çalışan işçi ve memura, emekliye verilen ücret artışı kat kat fazlasıyla geri alındı. Yani kaşıkla verilen zam kepçe ile geri alınmış oldu. Bu kesime verilen zam miktarı düşük açıklanan enflasyona göre verilmişti ama halkın cebine yansımadığı gibi, hatta bir kısmını da alıp götürünce açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığı gibi hayali olduğu da kısa sürede anlaşıldı.
Tüm bu olumsuzluklar hükümet politikasının yetersizliğinden kaynaklanmakta ve ekonomik istikrarı da temelden bozmaktadır.
Devlet; doğru uygulanabilir istihdama yönelik ekonomik politikaları ile üretimi teşvik ederek, verimliliğin artırılmasını sağlamalıdır. Yoksa zam yaparak istikrar sağlanmaz, kalkınma olmaz. Olsa olsa fakirlik olur, yokluk ve yoksulluk olur. Her alanda zor bir yıl olacağı anlaşılan 2020 yılında, iyi yönetilebilen bir ekonomi, doğru eğitim, her insana eşit sağlık hizmeti, üretimin yüksek olduğu bir tarım politikasının uygulanabilmesi elbette ki temennimizdir.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .