2015 Haziran Genel Seçim sonuçları ve Kırşehir’de durum

2015 Haziran Genel Seçim sonuçları ve Kırşehir’de durum

11.06.2015

2015 Haziran Genel Seçim sonuçları ve Kırşehir’de durum   Yazıma başlamadan önce MHP’den milletvekili seçilen sayın Prof. Dr. Yıldırım Türk’ü ve sayın Avukat Salih Çetinkaya’yı tebrik ederim. Görevlerinde başarılar dilerim. Tüm Kırşehirlilerin isteğidir. Parti ayrımını bir yana bırakıp omuz omuza versinler ve Kırşehir’in sorunlarına ikisi birlikte çözüm üretsinler. Bundan öncekiler gibi olmasınlar sakın. Bu seçimin […]

2015 Haziran Genel Seçim sonuçları ve Kırşehir’de durum

 

Yazıma başlamadan önce MHP’den milletvekili seçilen sayın Prof. Dr. Yıldırım Türk’ü ve sayın Avukat Salih Çetinkaya’yı tebrik ederim. Görevlerinde başarılar dilerim.

Tüm Kırşehirlilerin isteğidir.

Parti ayrımını bir yana bırakıp omuz omuza versinler ve Kırşehir’in sorunlarına ikisi birlikte çözüm üretsinler.

Bundan öncekiler gibi olmasınlar sakın.

Bu seçimin gönüllerdeki galibi ise CHP eski il başkanı ve milletvekili adayı sayın  Yılmaz Zengin’dir.

Açık yüreklilikle belirtmeliyim ki, Sayın Yılmaz Zengin’in halk tarafından bu kadar sevildiğinin farkında değildim.

Seçim sürecinde hangi partiden olursa olsun tüm Kırşehir’lilerin kendisi hakkında iyi şeyler söylediklerine tanık oldum. Konuştuklarımın hepsi de onun  hatırşinas olduğunu, mağrur ve gururlu biri olmadığını, ayrım gözetmeksizin tüm Kırşehirlilerin  mutlu ve acı günlerinde yanlarında olduğunu  belirtip , “asıl milletvekilliği onun hakkı”  diyorlardı.

Tabii iş genel seçime gelince bu duygular bir yana bırakılıp başka değerler ön plana geçiyor.  Yani bir insanın kendi başına çok çok iyi ve yeterli olması seçimi almasına yetmiyor. İyi  bir kadrosu, iyi bir örgütü olması olmazsa olmaz. Finans ayrı bir konu. Ama asıl önemli olan rüzgâr. Rüzgârın esmesi  lâzım. Rüzgâr essin ki; onun gayretleri ile birleşip zafere ulaşılsın.

CHP’nin rüzgârının zayıf esmesi Sayın Zengin’in şanssızlığıdır bence.

“Sağlık olsun” diyelim. Ve bu gayretkeş çalışmasından dolayı kendisini bir kere daha tebrik edelim.

Gelelim genel seçimlere:

Oldukça gergin bir ortam vardı. HDP seçime var gücüyle asılmaktaydı. Siyasiler artık çirkinleşmeye bile başlamışlardı.

Ekonomik verilerle, sosyolojik verilerle halkın önüne çıkmak varken birbirlerine atıp tutmakla “namerdim, namertsin” söylemleriyle,sayın Cumhurbaşkanı’nın her gün attığı nutuklarla, “klozet tartışmaları” ile bana göre epeyce de uzamış ve bıkkınlık veren bir seçim döneminin sonuna nihayet gelindi ve Türkiye yeni bir kaosa gebe.

Ben burada uzun uzun zaten herkesin bildiği ve benden daha yakın takip ettiği konuları gündeme taşımayacağım.

Bir anım  ve üzerine yazdığım üçüncü yazım olacak bu yazı. Neden onca akan geçen zamana, senelere karşı,değişen kadrolara karşı  ana yapıda bir değişim olamıyor ve neden bir parti devamlı yerinde saymak durumunda kalıyor.

Bu üçüncü yazım olacak.

İlk iki yazımın başlığı “Eyvah Eyvah” idi.

Hikayesi şöyledir:

2007 genel seçimleri sonrası idi.

Eşimin görevi nedeni ile o akşam otobüsle Elazığ’dan Kırşehir’e dönüyordum.

Şöyle yazmışım o zaman:

“Seçimlerden sonra  ertesi sabaha kadar sürecek bir otobüs yolculuğundayım. Önümde TV ekranı. Seçim yasakları nedeniyle sonuçları alamıyorum. Telefonla Kırşehir’den de CHP için  iyi haberler gelmiyor. Bu arada Ata Demirer’in  “Eyvah  Eyvah” adlı filmini izliyorum. İyi kalpli saf bir müzisyeni oynayan  Ata Demirer her şaşkınlığa düşüşünde “Eyvah Eyvah” diyor.

Bu arada seçim yasakları bitiyor, sonuçlar ekranlardan akmaya başlıyor. Benim için sürpriz yok. Ama  tahminimden daha fazla oranlar akıp gidiyor ekranlardan.

AKP genel merkezinin önündeki coşkuyu ve kalabalığı izlerken, 1977 seçimlerinde  Ankara’da  CHP binasının önündeki  uzun coşkulu bekleyişimizi anımsıyorum.

Yorumcular,il sonuçları derken liderler ekrana çıkıyor.

CHP Genel Başkanının konuşmasını merakla bekliyorum.

“Üç tespitim var” diye başlıyor sözlerine, merakım biraz daha artıyor. “Birincisi, CHP oylarını arttırmıştır” diye başladığı anda sonucu tahmin edip “eyvah eyvah” demekten kendimi alamıyorum. “üç buçuk oydaş kazandık” diyor, “eyvah eyvah” diyorum. Yanındaki sayın Gürsel Tekin’in yüz ifadesi endişeli.

Devam ediyor sayın Kılıçdaroğlu: “12 Eylül’den bu yana en yüksek oy” diyor.

“Meclis’te milletvekili sayısını arttıran tek parti” diyor. Ve o anda  “eyvah eyvah” nidalarım yerini derin bir düşünceye bırakıyor.

Objektifliğine, mantıklı düşündüğüne inandığım sayın Kılıçdaroğlu da  “koltuğun cazibesine kapılmış” diyorum kendi kendime.Söylenecek hiçbir şey yok. Hiçbir şey.”

Sonra aynı yazıyı  2011 genel seçimlerinde tekrar yazmak  zorunda kalıyorum.

Ve “başarılıyım” sözlerinden sonra tekrar yazmak  zorunda kalmak benim için hakikaten çok zor oluyor ama bu gerçeklik ve acı verici bir gerçeklik.

“Özeleştiri” diye bir kavram var. Bunu unutmamak gerekir.

Gene bir karamsarlık basıyor içimi. Sonuçta AKP’nin oy kaybetmesi önemli. Ama seçimin asıl galibi HDP’dir. Bu başarıyı da teslim etmek gerekir.

Şimdi hep beraber izleyelim oyunu.

 

 



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .