15 Temmuz BİR SOKAK DEVRİMİ’dir…

15 Temmuz BİR SOKAK DEVRİMİ’dir…

25.08.2016

15 Temmuz, ülkenin korku yıllarından biridir demek çok doğru olur. Bu sürecin ülkeye karşı geliştirilen korkunun başlangıç borusu olduğu açıkça ortadır. Kırşehir Cacabey Meydanı’nda olduğu gibi ülkemizin dört bir yanındaki meydanlarda binler, yüzbinler, hatta milyonlar doldurdu. Demokrasisine ve milli iradesine sahip çıktı. Demokrasi nöbeti günlerce devam etti, Türk Milletinin darbelere karşı olduğunu dosta, düşmana gösterdi. […]

15 Temmuz, ülkenin korku yıllarından biridir demek çok doğru olur. Bu sürecin ülkeye karşı geliştirilen korkunun başlangıç borusu olduğu açıkça ortadır.
Kırşehir Cacabey Meydanı’nda olduğu gibi ülkemizin dört bir yanındaki meydanlarda binler, yüzbinler, hatta milyonlar doldurdu. Demokrasisine ve milli iradesine sahip çıktı.
Demokrasi nöbeti günlerce devam etti, Türk Milletinin darbelere karşı olduğunu dosta, düşmana gösterdi.
Öteden beri devlet içinde kurulan devletlerin garip gruplaşmalarına, kimi öteden beri ”kontrgerilla” dedi, kimi “FETO” kavramlarını iliştirdi. Ülkenin üzerinde yürüyen kara bulutlar çeşitli kavramlarla yorumlansa da, bugünlere doğru “Ergenekon” gibi, “FETÖ” gibi hayalet misali gölgeler dolaşmaya ve giderek açığa çıkmaya başladı. Nitekim açığa çıktı da.
Bugünlerin dehşetini yürüten o meçhul beyinler, yıllardır; aydın, sanatçı, yazar, alevi, solcu, Kürt demeden katliamlar gerçekleştirdi ve 15 Temmuz’da tank paletlerinin gıcırtıları, helikopterlerin homurtusuyla ülkeyi ele geçirmeye geldiler.
Sokak devrimi bu ülke de, sosyalist cephelerde fikir mücadelesi verenlerin bir eylem hikayesi olmuştur hep. Sokaklarda, yurtseverliklerini, işçi haklarını, sendikal mücadelelerini, özgürlüklerini açığa çıkarmışlar, yıllardır aydın bir gelecek için canları pahasını, bu görkemli kavramın derin mücadelesini vermişlerdir.
15 Temmuz darbe girişimi gecesine karşın, Türkiye halklarının sokaklara akın ederek koyduğu tavır da bir sokak devrimidir aslında. Ancak bugünü daha önceleri bağıran sokak devrimcileri iliklerine kadar yok edilmiş, 15 Temmuz gecesini bağıran sokak devrimcileri ise darbe devrimini yenerek birlik beraberliği kazanmışlardır. Geçmişin cinayetleri bu yolla tarihi iyi bilenleri hüzne, 15 Temmuz ise, bugün sokağa düşenleri buruk bir mutluluğa sürükledi aslında.
15 Temmuz gecesi kimse ne olduğunu anlayamadı. Sicilleri ile, üniformalarıyla uşaklığa soyunmuş askerler uzun namlulu silahlarla yurttaşların dünyasına dayanmıştı. Kim haklı kim haksız dinlemeden kurşun yağdırıyorlardı. “Yönetime el koyduk” demenin iştahıyla acımasızlaşan yılların darbe genleri önüne geleni öldürüyor ve hiç bir şey umurlarında değildi. Yaşlısı ve genciyle ülkesini korumak için sokaklara akın edenlerden piyango kime vurduysa darbeye karşı çıkmanın bedelini canlarıyla ödediler. Oysa bu barbarlığı kusanların, kim oldukları ve ne istedikleri öteden beri biliniyordu. Bu bilince karşılık konuşan aydınlar dönem dönem vuruldu, dönem dönem susturuldu ve dönem dönem cezaevlerinde çürütüldü. Aslında olabileceklerden bugünün siyasileri haberdardı ancak kravatlarını daha çok parlatmak uğruna “FETO” ile zaman zaman basın resimlerinde boy verdiler.
1976 sonrası bu ülkede baş gösteren, Şişli Meydanı, Gazi Olayları, Uğur MUMCU, Bahriye ÜÇOK cinayetleri, 80 ihtilali, Çorum, Maraş, Sivas katliamları, yakın zamandan tanıdığımız Reyhanlı katliamı, Gezi olayları, Uludere katliamı, PKK, IŞİD cinayetleri, 15 Temmuz’un ayaklarıydı. 15 Temmuz geçmişin faillerinin ta kendisi olduğunu açıkça ortaya koymuştu.
Ve bir gece Anadolu’da binlerce insan sokaklara döküldü.
15 Temmuz’un neden geliştiği de hemen anlaşıldı. Çünkü ”FETÖ” nün karşısında kolay ele geçiremeyeceği bir lider ve bir iktidar vardı. 40 yıl boyunca suratle büyüyen illegal bir sistem artık gücü merkeze oturtmak istemiş ama bunu başaramamış, tıkanmıştı. 15 Temmuz ile ülkede bir karışıklık çıksın ve ülke halkları bir birlerini kırsınlar istenmişti. Yine en son bu istem, Gaziantep’te yapılan bir düğündeki Kürt vatandaşlarına yapılan etnik hedefli bombalı saldırı ve Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan yine etnik milliyetçi refleksin yüksek olduğu bir ile gerçekleştirilen saldırı ile zorlanmak istendi. Yapılan her saldırının altına saldırıların yapıldığı yerlerin etnik kökenleri ile ters orantılı planlar yapılarak, gah PKK gah IŞİD’in bu saldırıları gerçekleştirdiği empoze edildi. Ancak etnikleri birbirine kırdırma çabası yine tutmadı. 15 Temmuz ile başarısızlığı hırs ve öfkeye çeviren darbecilerin tarihten bu yana bu cinayetleri gerçekleştirdiği yine açıkça ortadaydı.
Kırşehir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Diyarbakır’da, Maraş’ta darbeye karşı sokak devrimini bu kez halk kazandı.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .