1 Mayıs 2015…

1 Mayıs 2015…

25.04.2015

Kırşehir’de de 1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı kutlanacak Cuma günü. Zorla da olsa işçi bayramı olduğu kabul edildi de. Kaç tane küçük işletme, büyük veya küçük işveren haydi bu gün işçilerin bayramında çalışmayın evlatlarım diyecek? Kamu da devlet memuru olan Kırşehir’de ki memur ve işçi arkadaşlar bayramını kalabalıklar ile mi kutlayacak? Yoksa gidip bağda bahçe […]

Kırşehir’de de 1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı kutlanacak Cuma günü. Zorla da olsa işçi bayramı olduğu kabul edildi de. Kaç tane küçük işletme, büyük veya küçük işveren haydi bu gün işçilerin bayramında çalışmayın evlatlarım diyecek? Kamu da devlet memuru olan Kırşehir’de ki memur ve işçi arkadaşlar bayramını kalabalıklar ile mi kutlayacak? Yoksa gidip bağda bahçe de hem çalışıp hem piknik mi yapacak? Şimdi merak ettiğim, bir konu daha var, biliyor musunuz? Ali hiç işçi bayramına gitti mi? Ya da bu sene yapılacak işçi bayramına katılacak mı? Patronu kendisini izinli sayacak mı, çalıştıracak mı? Yasal olarak 1 Mayıs’ın bayram kabul edilmesi ve tatil ilan edilmesi yeterli olmuyor ülkemde: Ayrıca yasal zorunluluk haline gelmeli. İşçi de tüm çalışanlarla ortak bayram mı yapar, yoksa başka bir iş mi yapar, kendi bilir? Ali pikniğe de gitse 1 Mayıs bayramına da gitse kitap okur, inanıyorum.
Hangi Ali’den söz ettiğimi tahmin edenler vardır. Zira sosyal Medya çalkalandı ülkemde. Yetmedi TV kanalları konuk ettiler Ali’yi. Ali’ye okuma zevkini veren öğretmen alkışlanır, eli öpülür. Özel bir eğitim kuruluşunda çalışan sosyolog arkadaşımı arayarak, adaşı Ali’nin dışarıdan da olsa orta öğrenimini tamamlaması ve üniversiteli yapılması için çaba sarf edebilir mi? acaba diyerek aradım, uyardım Belki başkaları da düşünmüştür. Umarım Ali yeniden eğitimine başlar…
“Çıplak ayak, terlikle, iş kıyafeti ile kitap okuyarak kız tavlamaya mı çalışıyorsun, utanmıyor musun?” diye çekmiş olduğu fotoğrafın altına bu cümleyi iliştiriyor bir kadın. İnstagram adlı fotoğraf sitesine ve Twitter’e atıyor, paylaşıyor. Her nasılsa, Ali Uçar’ın kendi resminden haberi oluyor. “Fotoğraftaki benim, hiç utanmıyorum, karşımda oturan kıza veya başka kimsenin namusuna bakmadığım için utanmıyorum.”, der.
Devam eder Ali , “Zengin biri değilim. 6. Sınıftan terkim. Annem babam ayrılar. Ben toplumun veya kimsenin huzurunu kaçıran bir soytarı olmadığım için de utanmıyorum. Çalmıyorum, çalışarak para kazanıyorum. Param yettiğince kitap almaya kütüphaneye gitmeye çalışıyorum. Elbisem kirli, terliğim bindiğim metroya uygun değil ama zihnimi kirletmiyorum, utanmıyorum. Her ne olursa olsun bana insan olmayı kitaplar öğretti, çevremi kirletmiyorum, üzgünüm utanmıyorum”, diyor Ali Uçar. İnternette sözleri uçuşur Ali’nin. Cüneyt Özdemir ve Beyazit Öztürk program konuğu olarak söyleşi yapar Ali ile.
Ali Beyaz’ın yapımında, hayatını anlatır. Defteri olup, kitabı olmadığını; elbisesinin olmadığını ve 6. Sınıfta okumayı terk ettiğini, hayata kitaplar sayesinde tutunduğunu söyledi. Kitap okumakla entellik olmayacağı, kız tavlanmayacağı ve hayata tutunma iyilik sever olma konusunda Ali’den kocaman insanlar bir ibret almıştır umarım. Facebook’ta iki kez paylaştım. Kesmedi bu yazıyı yazma gereği hissettim.
Ali Uçar patronundan izin alıp acaba 1 Mayıs işçi bayramına gider mi? Sorusunu bir kez daha sormak isterim. Ali Uçar gibi işçiler ve işçi dostları Birleşik Haziran Hareketi’nin 1 Mayıs için hazırladıkları bildiri elime geçti o bildiriyi de sizinle paylaşmak istiyorum.
Bu bildiri tüm ülkede olduğu gibi Kırşehir’de de sokaklarda dağıtılarak tüm çalışanlar kendi bayramları ! Mayıs’a davet ediliyorlar. Bakalım ne yazılmış davetiyede.
“GÜN IŞIĞI, EKMEK VE YAŞAM İÇİN 1 MAYIS’TA HAZİRAN’DA BULUŞALIM

Gökyüzü kap karanlık.
Hepimizi nefessiz bırakmaya yeminli zorbalık her yerde kol geziyor.
Sopayla, Tomayla, tehdit ve şantajla saltanat baki kılınmaya çalışılıyor.
Ancak bu böyle gitmez!
Haziran Türkiye’si, büyük direnişiyle bunu gösterdi.
Şimdi bu büyük direnişinin izinde, bir ülke kurma sorumluluğumuz var.
Biliyoruz ki biz birlikte yürüyünce,
Zorbalar kalmaz gider!
Bu topraklar nice zalimler, zorbalar gördü. Ama halk hiçbirine teslim olmadı. HAZİRAN Türkiye’sini kurmak için adımlarımızı ve safları sıklaştıralım.
1 Mayıs’ta HAZİRAN’da buluşalım.
Onların Türkiyesi’nde işçiler gün ışığı görmeden ölümle yaşam arasında kölece çalıştırılıyor. Soma’da…Ermenek’te…Zenginlerin Rezidans inşaatlarında öldürülüyor…
Haziran Türkiye’sinde emekçiler yaşamak güzel şey be kardeşim diyecek. Emekçiler 8 saat çalışacak, 8 saat dinlenecek, 8 saat canı ne isterse onu yapacak.
Onların Türkiyesi’nde emekçiler güvencesizliğe mahkum ediliyor. Yoksul halkın eğitimden sağlığa insanca yaşayabilme imkanları elinden alınıyor.
Haziran Türkiyesi’nde herkes insanca yaşayacak, emekçiler hakkını alacak, eğitim ve sağlık parasız olacak, hiçbir çocuk aç uyumayacak.
Onların Türkiyesi’nde halkın, kadınların, gençlerin hiçbir söz hakkı yok. Ülkenin kaderi iki dudakları arasında.
Haziran Türkiyesi’nde kendi Meclislerinde örgütlenen halk yönetecek. Söz de karar da iktidar da halkın olacak.
Haziran Türkiyesi emekçiler için gün ışığının, emeğin ve yaşamın ülkesi olacak.
Bunun için HAZİRAN’da birlikte yürüyoruz! Birlikte yürüyüşümüzü çoğaltmaya çağırıyoruz.
Onların sopası, Toması, polisi, yasaları varsa halkın da birleşik gücü var. Bunu hep birlikte göstermek Haziran Türkiye’sini kurma yürüyüşümüzü büyütmek için
1 MAYIS’ta HAZİRAN’da buluşalım.”
Kırşehir’de bayrama katılacak her kuruluş kendi binasında toplanacak. Cacabey Meydanı’na yürünerek gelinecek. Alanda yapılan yaklaşık bir saatlik bir gösteriden sonra bayram sona erdirilecek. Kendisini solda gören bazı siyasi partiler ve KESK’e bağlı sendikalar tarafından oluşturulan tertip komitesi öncülüğünde yapılacak 1 Mayıs kutlamaları. Umarım, emeklisi, çalışanı bu davete icap eder. Şimdiden tüm çalışan sınıfın 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .